Uluslararası Sertifikalı Yaşam Koçluğu Eğitimlerimiz Ankara’da 25 Ekim 2011′de başlıyor. Ayrıntılı bilgi için www.superkocluk.com’da Eğitim Takvimi’ni tıklayın.
ŞİKAYET
Şikayet etmek! Her şeyden neredeyse her an şikayet etmek insanı ne kadar yorar farkında mısınız? Eksoz undan sürekli kapkara dumanlar çıkaran bir otomobil gibi, olduğunuz yada geçtiğiniz her yere kara, kirli bir enerji yaymak. Hadi bu hafta her neredeyseniz; ister tatilde, ister çalışıyor olun farkında olarak şikayet etmemeyi deneyin. Böylece; tıpkı bir çemberin içinde dönüp durmaktan, hem de bu durumun yarattığı öfkeden kurtulabilirsiniz. Nasıl mı? Yine söylenmeye başladığınız anda durun! Derin bir nefes alın ve o an odağınızı başka bir yöne çevirin. Bu kadar mı kolay? Evet bu kadar kolay… Çünkü bunu yapacak akla ve güce sahipsiniz. Yeter ki isteyin…
OYUN
Bu haftaki konumuz: İnatçılık. Çözümünü bildiğimiz halde ayak direyerek yaptıklarımız veya yapmadıklarız. Nerede olursak olalım, ne yaparsak yapalım zihnimiz o noktada takılıp kalıyor.
Farkında olarak, olmayarak, birileriyle yada kendimizle inatlaşmak, bir süre sonra hayatla inatlaşmaya götürüyor bizi. Bu durum da ilerleyen zaman içerisinde işlerimizin, ilişkilerimizin aksamasına ve mutsuzluğa neden oluyor.
İnatçılıktan vazgeçmeye ne dersiniz? Hadi gelin önce zihnimizde bırakalım şu direnci. Halat oyunu vardır bilir misiniz? Hani halatın bir ucundan birileri asılır diğerleri de öbür ucundan. Karşılıklı çekişip dururlar. Fiziksel olarak güçlü olan taraf kazanır.
Benim size önerim; halata asılmak değil, halatı/inadı bırakmak. Hadi gelin bu oyunu hayal gücümüzü kullanarak imgeleyelim.
Bir halat düşünün; bir ucu sizin elinizde, diğer ucu ise inatlaştığınız her neyse onun elinde… Bu bir kişi olabilir, bir alışkanlığınız olabilir v.s.
Şimdi başlayın oyuna… Çekişin…Zorlayın…bir daha, bir daha…Sonu var mı? Canınız yanıyor mu? Yoruldunuz mu?
İşte tam zamanı! Halatın ucunu yavaşça bırakın elinizden ve ; “İnatlaşmayı bırakıyorum, buna ihtiyacım yok” deyin kendinize. Ve yaşam içinde ayak dirediğinizi fark ettiğiniz anlarda halatı bıraktığınız anı hatırlayın.
Elleriniz de acımasın, yüreğiniz de…
ONAYLAMA
Değişimi onaylayın. Evren’de, Güneş Sistemin’de ve Dünya’da gerçekleşen hızlı değişim ve dönüşüm enerjileri, bedeninize baş dönmesi, halsizlik, zihin karışıklığı ve unutkanlık olarak yansıyabilir, meraklanmayın. BU HAFTA; ” Değişen Evren ve Dünya enerjilerine kolaylıkla uyum sağlıyorum ve dengeleniyorum” diyebilirsiniz. İçinizde “huzur” duygusunu hissedin ve yoğunlaştırın.
SAKİNLİK
Bu hafta; sağlıklı, dengede olmak ve işlerinizi daha kolay yapmak istiyorsanız; sakin hareket edin. Koşuşturmamaya özen gösterin. Hızlı hareket ettiğinizi fark ettiğinizde önce bir durun! Derin bir nefes alın ve ondan sonra yapacaklarınıza dikkatinizi verin. Böylece istemeden oluşturabileceğiniz karışıklığında önüne geçmiş olursunuz.
Şimdi..
Sımsıkı tuttuğunuz ne varsa bırakmak için cesaretle adımlarınızı atın.
Bu belki düşüncelerinizde olandır, belki sahip olduğunuz eşyalardır kimbilir belki de hayatınızdaki kişilerdir…
Eğer bu duruma direnç gösterilirse tuttuğumuzu zannettiğimiz her şey ellerimizden kayar gider.
Rahat olun, güvenin ve tutmayı bırakın.
Güven içinde olmak; çok şeye sahip olmak demek değildir.
Doğa
Bahar geldi doğa yenileniyor, ağaçlar çiçekler uyanıyor. Sizde doğayla birlikte yenilenin. Uzun zamandır giymediğiniz ama hala sakladığınız eşyalarınızı gözden geçirin. Yazlıklarınızı gün ışığına çıkarıp kışlık giysilerinizi kaldırırken artık kullanmadığınız ne varsa dolabınızdan çıkarın, yenilere yer açılsın. Bunu yaparken zihninizdeki eskimişleri de atın. Artık işlerliği olmayan sizi bir yere götürmeyen düşünceleri, anıları mutsuzlukları atın ki yeni düşüncelere, yepyeni, size coşku katacak deneyimlere mutluluklara, yeni başarılara yer açılsın.
